“KAYYIM KARARI ANTİDEMOKRATİKTİR”

 

Yeni Parti Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu, geçtiğimiz gün Halk TV’ye kayyım atamasıyla ilgili bir basın açıklaması gerçekleştirdi, kayyım kararına sert tepki gösterdi.

Halk TV’ye atanan kayyımı halkın haber alma özgürlüğüne karşı atılmış antidemokratik bir adım olduğunu söyleyen Başkan Tanburoğlu, “Bizler Yeni Partililer olarak bu antidemokratik tutumu kabul etmiyoruz. Ülkemiz her sabah yeni bir karanlığa uyanmaktadır. Halk iradesini hedef alan siyasi yargı operasyonları, gazetecilere ve basın kuruluşlarına yönelik müdahaleler, kayyım uygulamaları ve toplumun her kesimini etkileyen hukuksuzluklar artarak devam etmektedir. Bu hukuksuzlukların son halkası olarak, dün şafak vakti polis baskınıyla Halk TV’ye kayyım atanması, yalnızca bir medya kuruluşunu değil, özgür basını ve halkın haber alma hakkını da hedef almaktadır. Seçim sürecine giderken muhalif sesleri kısmaya yönelik bu tür müdahaleler, yurttaşların özgür ve sağlıklı bilgiye erişimini doğrudan etkilemektedir” şeklinde konuştu.

“AMAÇ GERÇEK GÜNDEMİ PERDELEMEK”

İktidarın amacı, mevcut düzeni sürdürmek ve değişim talebini bastırmaktır diyen Tanburoğlu sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Devletin imkânlarıyla kendi çıkarlarını korumaya çalışan bir anlayışın özgür basını baskı altına alması, demokrasiye ve toplumsal iradeye zarar vermektedir. Halk TV’ye yönelik kayyım kararının zamanlaması da dikkat çekicidir. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’de savunmasının başladığı gün alınan bu karar, siyasi davaların ve basın özgürlüğünün yeniden tartışıldığı bir döneme denk gelmiştir. Tarihimizin en önemli siyasi davalarından biri olarak nitelendirilen bu süreçte, halkın haber alma hakkına yönelik müdahaleler kamuoyunun bilgiye erişimi açısından ciddi kaygılar doğurmaktadır. Öte yandan, kamuoyunda ‘fon krizi’ olarak tartışılan ve yüz binlerce yurttaşın mağdur olduğu belirtilen olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların ortaya çıkarılması gerekirken, ülkenin gündemini meşgul eden gelişmeler karşısında şeffaflık ve hesap verebilirlik daha da önem kazanmaktadır. Meclis gündeminde yeterince tartışılmadığı belirtilen asker gönderme ve uluslararası anlaşmalar konuları da kamuoyunun dikkatinden kaçırılmamalıdır. Anayasa’nın 90. ve 92. maddeleri çerçevesinde, uluslararası anlaşmalar ve yabancı ülkelere asker gönderilmesi konularındaki yetki ve usullerin açık biçimde tartışılması, demokratik denetimin gereğidir.

“DEMOKRASİ VE HUKUK MÜCADELESİNDEN ASLA GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”

Demokrasi ve hukuk mücadelesinden asla geri adım atmayacaklarını ifade eden Anıl Tanburoğlu sözlerini şu şekilde tamamladı: “Farklı siyasi görüşlerden ve toplumun her kesiminden yurttaşlarla birlikte bir kez daha vurguluyoruz: Türkiye’nin geleceği baskı, sansür ve hukuksuzluk iddiaları üzerinden şekillendirilemez. Yargının bağımsızlığı, basın özgürlüğü ve millet iradesine saygı, demokratik bir hukuk devletinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Yargı yoluyla siyasetin, kolluk gücüyle haberciliğin, kayyım uygulamalarıyla millet iradesinin baskı altına alınabileceğini düşünenler, toplumun demokrasi ve özgürlük taleplerini göz ardı etmektedir. Özgür basın sansüre boyun eğmez. Gerçeklerin kamuoyuna ulaşması engellenemez. Halk TV’nin, özgür basının ve tüm basın emekçilerinin ifade ve haber alma özgürlüğünü savunuyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve ülkemizin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Türkiye’yi karanlığa hapsetmeye çalışan anlayışa karşı mücadelemizi demokratik yollarla sürdüreceğiz. Türkiye susmayacak, millet susmayacak!”