'Proje Okullarına Atama Sürecinde Baskıya Geçit Vermeyeceğiz'

 

 

Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Cudi İmrek, 5 Mayıs tarihinde başlayacak proje okullarına atama başvuruları öncesinde, Adana’da eğitim emekçilerine yönelik ciddi baskı, yönlendirme ve sendikal tercih dayatmalarına ilişkin çok sayıda şikâyetin kendilerine ulaştığını açıkladı.

İmrek açıklamasında şunları söyledi:

“Özellikle bazı okul yöneticilerinin, doğrudan ya da üstü kapalı biçimde, “belirli bir sendikaya üye değilseniz atanmanız zor olur”, “üye olursanız yardımcı oluruz” şeklindeki söylemlerle üyelerimize psikolojik baskı uyguladığı, istifaya zorladığı ve mobbing yaptığı yönündeki iddialar vahim boyutlara ulaşmıştır.

Açıkça ifade ediyoruz: Eğitim kurumları hiç kimsenin siyasi arka bahçesi, sendikal çiftliği ya da kadro dağıtım merkezi değildir. Okullar; liyakatin, emeğin, hukukun ve eşitliğin esas alınması gereken kamusal kurumlardır. Öğretmenlerin mesleki geleceğini sendikal tercihlerine göre şekillendirmeye çalışan anlayış, Anayasa’ya da hukuka da sendikal özgürlüklere de aykırıdır.

Proje okullarına yapılacak atamalar; kapalı kapılar ardında değil, objektif, denetlenebilir, kamuoyuna açık ve şeffaf kriterlerle gerçekleştirilmelidir. Torpilin, kayırmacılığın, yandaş sendikacılığın ve siyasal referansların belirleyici olduğu hiçbir süreci kabul etmiyoruz.

Haksız ve taraflı bütün atamaları bugün ki iktidarın güvencesiyle yapanlar bilsinler ki bu devran ilelebet sürmeyecektir.

Buradan Adana Valiliği’ne ve Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne açık çağrımızdır:

Proje okullarına atama süreci derhal şeffaflaştırılmalıdır. Tüm kriterler kamuoyuna ilan edilmelidir. Sendikal baskı ve yönlendirme iddiaları hakkında acilen soruşturma başlatılmalıdır. Okul yöneticilerinin tarafsızlık yükümlülüğü hatırlatılmalı, hukuksuz girişimlere göz yumulmamalıdır. Hiçbir eğitim emekçisinin sendikal tercihi nedeniyle mağdur edilmesine izin verilmemelidir.

Uyarıyoruz: Eğer bu atamalar belirli çevrelerin çıkarına göre şekillendirilir, üyelerimize yönelik baskılar sürer ve hukuksuzluklar devam ederse; sendikal, hukuki ve demokratik tüm meşru haklarımızı sonuna kadar kullanacağız. Alanlarda da mahkemelerde de mücadelemizi büyüteceğiz.

Eğitim emekçileri yalnız değildir. Hiç kimse korku iklimi yaratarak öğretmenleri teslim alacağını sanmasın.

Liyakat kazanacak, hukuk kazanacak, eğitim emekçilerinin onuru kazanacaktır.”