“Ula, adam olacağına artist olmuşsun"
Haber
22 Ocak 2026 - Perşembe 09:41
 
“Ula, adam olacağına artist olmuşsun"
KÜLTÜR–SANAT SÖYLEŞİLERİ- (12)
Sanat Haberi
“Ula, adam olacağına artist olmuşsun

RÖPORTAJ: MEHMET ŞAHİN

========================

Kültür-Sanat Söyleşileri’nin konuğu olan Türk sinemasının usta oyuncusu İlyas Salman, hayatta umudunu hiç yitirmediğini vurgulayarak, “İnsan ve devrimci olmaya çalışıyorum; Gazi Mustafa Kemal’in ışığında… Onun ülkesinde, onun önderliğinde bir ülke kurulmuştur. Ben de onun devamı için mücadele ediyorum. Umudum var. Hatta insanlara şunu söylerim: Tek duam vardır, umudun bitmeden ömrün bitmesin.” diyor.

İnsanın aklı, anıları, bilgileri ve sevdikleri kadar zengin olduğunu vurgulayan ünlü aktör İlyas Salman, “Sevgisiz bir dünya yaşanılası olmaktan çıkar. Ben insanlara şunu söylerim: Hayatı bilerek yaşasınlar. Çünkü başta da söylediğim gibi, insan aklı kadar zengindir. Beynimizde ne kadar bilgi biriktirirsek, o kadar var oluruz. İnsanlar hayatı doya doya yaşasınlar.” ifadelerini kullanıyor.

 

Sanat yaşamınız boyunca unutmadığınız bir anınızı bizimle paylaşabilir misiniz?

ADAM OLACAĞINA ARTİST OLMUŞSUN

Kibar Feyzo filmini Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde çektik. Bir gün sevgili Kemal Sunal’ın başına güneş geçti, hastalandı. Yönetmen de o gün istirahat verdi. Repo derler bizde. (Sinema sektöründe repo, dinlenme izin günü anlamına gelir.) Ağa, yönetmenin ağzından “repo” ifadesini duyunca bizi evine davet etti. Gittik, Suriye sınırında tam bir saray. Mercedesler, traktörler, patozlar (harman makinesi) falan… İçeriye girdik, sanki cennet bahçesi. Yaklaşık yarım saat, kırk beş dakika ağayı bekledik. Hani Osmanlı’da denilir ki en son gelir bezm-i ekâbir; yani büyükler meclise sonradan gelir. Nihayet beyaz takım elbiseli, sarı saçlı ve mavi gözlü ağa geldi. Kendi kendime, ağanın yüksekokulda okuduğunu ve hâl diliyle bize güzel şeyler söyleyeceğini düşündüm. Rahmetli Kemal Sunal, hasta olduğu için gelemedi. Ağa, Adile (Naşit) abla ile beni iyice süzdü. Önce yaşça daha büyük olan Adile ablaya sordu: “Kız, sen nasıl artist oldun?”

–Adile Naşit: “Tiyatrocu bir aileden geliyorum. Komedyen Naşit Özcan’ın kızıyım. Onun tiyatrosuna gidip kulisinde kendisini seyrederek oyunculuğa merak saldım. Babamın yolunda gittim.” dedi.

–Ağa, aynı soruyu Şener (Şen) abiye sorduğunda şu yanıtı aldı: “Benim babam Ali Şen’dir; eski bir sinema oyuncusudur. Adana’da belediye tiyatrosunda oyunculuğa başladı. Ancak buradan elde ettiği gelirle ailesini geçindiremeyeceğini anlayınca İstanbul’a taşındı. Filmlerde karakter rolleri oynayarak yaşamını sürdürdü. Ben de babamı örnek alarak oyuncu oldum.”

–Ağa son olarak bana döndü: “Ulan hıyar, ya sen nasıl artist oldun?” diye sordu. Ben de şöyle dedim: “Malatya’nın Arguvan ilçesine bağlı Gecekondu köyünde doğdum. İlkokulu burada okudum. Malatya Turan Emeksiz Lisesi’nden mezun oldum. Ankara Devlet Konservatuvarı’nı son sınıfta bıraktım.”

–“Bir dakika dur la!” diyerek sözümü kesen ağa, “Bu konservatuvar liseden büyük mü?” diye sorunca, “Evet, akademidir.” karşılığını verdim.

–Ağa kallavi bir küfür savurup, “Ula, koskoca üniversitede okumuşsun; adam olacağına artist olmuşsun.” ifadelerini kullandı. Bu sözlerini hâlâ unutamıyorum. (Gülüyor)

HAYATTA UMUDUMU YİTİRMEDİM

Yaşama karşı umutlu musunuz?

Hayatımda umudumu hiç yitirmedim. Bildiğim bir tek duam vardır.  İnsan ve devrimci olmaya çalışıyorum; Gazi Mustafa Kemal’in ışığında… Onun ülkesinde, onun önderliğinde bir ülke kurulmuştur. Ben onun devamı için mücadele ediyorum. Umudum var. Hatta şunu söylerim insanlara: “Tek duam vardır, umudun bitmeden ömrün bitmesin.”

Hayatta kırgınlıklarınız var mı?

- Yok, hayır…

ONU (FİLMİ) DAHA YAPMADIM

Sanat yaşamınız boyunca en büyük hayalinize ulaştığınızı düşünüyor musunuz?

Yönetmen Sergei Eisenstein’a atfedilen bir anekdota göre, kendisine “En çok hangi filmini seviyorsun?” diye sorulduğunda, “Onu daha yapmadım.” demiştir.

OKUSUNLAR VE ÖĞRENSİNLER

Sinema ve tiyatroya ilgi duyan gençlerimize neler söylemek istersiniz?

Çağrım şu olacak: Okusunlar, yazsınlar, öğrensinler. Bilmedikleri bir dünyada yaşarlarsa, fuzulen yer işgal etmiş olurlar.

İNSAN AKLI KADAR ZENGİNDİR

Size göre en büyük zenginlik nedir?

İnsan aklı, anıları, bilgileri ve sevenleri kadar zengindir.

Pişmanlıklarınız var mı?

Söyleşinin en başında söyledim: Benim yaşamımda “keşke” yok!

Tiyatro ve sinemanın yanı sıra türküleriniz, şiirleriniz var; yazarlığınızla da dikkat çekiyorsunuz. Bu çok yönlülük sizin için ne ifade ediyor?

Hayatın anlatıldığı her sanat türünde, kendi meşrebimce denemeler yaptım. Oldum mu, olmadım mı, tartışılır. Şiir yazdım, türkü okudum. Atatürkçü çizgide politik yazılar yazdım. Kemalist bir devrimciyim. Yani olamadım daha da; olmaya çalışıyorum.

KENDİME ‘SEVGİ ZENGİNİ’ DİYORUM

Kitap imzalarında okurlarınızdan ya da hayranlarınızdan en sık hangi sorularla karşılaşıyorsunuz?

En çok “Seni çok seviyoruz.” diyorlar. Onun için ben kendime “sevgi zengini” diyorum. İnsanlara bir şey söylerim: İyi bir şey yaptığım zaman beni alkışlamayın, övmeyin. Çünkü iyi olmak görevdir. Görevimi yapıyorum; ama kötü yapmak diye bir görev yok. O zaman eleştirebilirsiniz.

LAYIK OLAN ELİ ÖPTÜM

Politik bir duruşunuz da var? Bu sanatınızı gölgeledi mi?

Bir halk homojen değildir hiçbir zaman. Sağcısı da solu da vardır. Sermayenin yanında yer alan da vardır, emeğin yanında yer alan da… Ben emeğin yanında yer aldım. Onun için beni sevmeyenler de oldu, kızanlar da oldu. Açık söylüyorum, ben de herkesi sevmedim. Kendi anlayışıma göre layık olanları sevdim. Layık olan eli öptüm.

Sinema oyunculuğu ile yazarlık arasında nasıl bir ilişki görüyorsunuz?

Sinema yedinci sanat dalıdır. Edebiyat ve müzik sanattır; akrabadırlar. “Her şeyden bir dirhem” der atalarımız. Hepsini yapmaya çalıştım. Tadına vardım ve mutlu oldum.

Televizyonda gösterilen filmlerinizi izlediğiniz oluyor mu?

Başkalarıyla izlemiyorum. Yani “kendini gösteriyor, övünüyor” filan demesinler diye… Evde bir odam var, tek başıma izliyorum.

O anlarda neler hissediyorsunuz?

Şunu şöyle yapsaydım daha mı iyi olurdu? Işığı şuraya koymuşlar… Kamerayı bilmem ne… Yönetmen şunu istemiş senden; onun istediğini yapmış mıyım, yapmamış mıyım? Eksiğim var mı? Fazlam var mı? Tüm bunları düşünürken de hikâyenin gerçeğini unutuyorum.

Son zamanlarda sinema veya dizi projelerinden teklif alıyor musunuz?

Geçen yıl büyük bir projede rol aldım ama sansüre takıldı. Bir sürü senaryo geliyor, ancak her senaryoyu benimsemiyorum. Mesela Akasya Durağı adlı dizide birkaç bölüm oynadım. On yıldır sürekli tekrar tekrar gösterip duruyorlar. Ben oynadığım zaman “Bunu seyretmeyin.” diyordum. Çünkü bu ekmekliktir, sanat değildir.

BEN SEÇİMİMİ YAPTIM; EMEK…

Daha sınırlı imkânlarla çekilen Yeşilçam filmleri hâlâ büyük bir keyifle izleniyor. Bunun sırrı nedir?

O gün yaşananlar bugün de yaşanıyor… Mesela hâlâ 15–20 günde bir bot batıyor, kaçak işçiler denizde ölüyor. Hâlâ kandıranlar olduğu gibi, onlara inananlar da var. Hâlâ çalışanlar olduğu gibi, çalanlar da var. İnsanı ikiye ayırırım ben. Alevi, Sünni, Kürt, Türk, Laz, Çerkez diye bilmem. Bir, çalışan insan; iki, çalan insan. Sen tercihini yap; hangisinin yanında yer alacaksın? Ben seçimimi yaptım: emek…

Yeşilçam döneminde sanatçılar maddi açıdan tatmin edici kazançlar elde edebiliyor muydu?

Ben yoksullukta gelme bir hamalın oğluyum. Eğitimli bir sanatçıyım. En başta tiyatroya girerken bir şey dedim: Eşim, çocuklarım olursa torunlarımın orta hâlli hayatını garanti altına alacağım; fazlasını istemiyorum. Çünkü ben şunu savundum hep: Dünyanın insanlarının büyük çoğunluğu orta hâlli bir hayatı kabul etseydi, şu anda çukurun dibinde kimse kalmazdı.

Popüler kültürün Yeşilçam filmleri üzerinde bir etkisi oldu mu?

Darbeler güçlenen devrimci ve emekçi hareketi durdurmak amacıyla emperyalizm tarafından örgütlenerek gerçekleştirildi. Elbette bu olumsuzluklar, hayatı olduğu gibi sanatı da etkiledi. Yasaklar ve sansürler… Hepsini yaşadık.

Günümüz sinemasını ve yeni kuşak oyunculara dair düşünceleriniz nelerdir?

Şimdi kalkıp yeni oyuncuları ya da günümüz sinemasını eleştirirsem, “İlyas Salman genç sanatçıları kıskanıyor.” diyecekler. Kıskançlığım yok. Yalnız onlara bir tavsiyem var. Yaşamın içinde olsunlar. İyi aktör olmak istiyorlarsa, yeteneği inkâr etmem ama yetenek bir çeyrektir. Eğitimi inkâr etmem ama eğitim de bir çeyrektir. Etti mi sana yarım? Yarısı da sokakta, insanların içinde kulaç atarak yüzmeyi öğrenmekten geçer. Bir şiirimde dediğim gibi; yüzme bilmiyorsan bile, hiç olmazsa boğulmak için denize girmelisin…

53 yıllık evliliğinizde, iki çocuk annesi eşiniz Gülser Hanım her zaman yanınızda oldu. Bu güçlü bağlılığın temelinde sizce ne var?

Ben ağır bir yüküm. Ufak tefek bir adamım ama bir buçuk mislim yerin altındadır. Bir de aklı ağır bir adamım. Ne varlığa sevinirim ne yokluğa yerinirim. Aşkın ile avunurum; bana seni gerek...

SEVGİSİZ BİR DÜNYA YAŞANILMAZ

Türk sinemasının usta bir oyuncusu olarak, son olarak iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?

Usta değilim. Bir kere sevmenin ustasıyım desem daha doğru olur. Çünkü sevgisiz bir dünya, yaşanılası olmaktan çıkar. Ben insanlara şunu söylerim: Hayatı bilerek yaşasınlar. Çünkü başta da söyledim ya, “insan aklı kadar zengindir” diye. Beynimizde ne kadar bilgi biriktirirsek, biz o kadar varız. İnsanlar doya doya yaşasınlar. Çünkü bu dünyaya bir kez geliyorlar.

ÇUKUROVA DEYİNCE…

Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Abidin Dino ve Yılmaz Güney gibi önemli isimlerin yetiştiği bereketli topraklar Çukurova size neleri çağrıştırıyor?

Çukurova deyince aklıma Ahmet Arif geliyor. Ünlü şair diyor ki:

Çukurova’m,

Kundağımız, kefen bezimiz.

Kanı esmer, yüzü ak.

Sıcağında sabır taşları çatlar,

Çatlamaz ırgadın yüreği.

Dilerse buluttan ak,

Köpükten yumuşak verir pamuğu.

Külhan, kavgacıdır delikanlısı,

Ünlü mahpushanelerinde Anadolumun

En çok Çukurovalılar mahpustur.

Dostuna yarasını gösterir gibi,

Bir salkım söğüde su verir gibi,

Öyle içten,

Öyle derin,

Türkü söylemek, küfretmek,

Çukurova yiğidine mahsustur…

 

Keyifli söyleşi için vakit ayırdığınızdan dolayı teşekkür ederim.

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: “Ula,, adam, olacağına, artist, olmuşsun",
Diğer Fotoğraflar
Diğer fotoğrafları büyük görüntülemek için üzerini tıklayın.
“Ula, adam olacağına artist olmuşsun
“Ula, adam olacağına artist olmuşsun
“Ula, adam olacağına artist olmuşsun
“Ula, adam olacağına artist olmuşsun
“Ula, adam olacağına artist olmuşsun
“Ula, adam olacağına artist olmuşsun
“Ula, adam olacağına artist olmuşsun
“Ula, adam olacağına artist olmuşsun
“Ula, adam olacağına artist olmuşsun
Yorumlar
Haber Yazılımı